'******** '*********
gündem   95 başlıkta 123 içerik

•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
3
•
1
•
1
•
4
•
1
•
3
•
1
•
2
•
1
•
1
•
1
•
1
•
6
•
1
•
1
•
1
•
1
•
2
•
1
•
1
•
3
•
1
•
1
•
1
•
2
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
2
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
2
•
2
•
2
•
1
•
1
•
1
•
1
•
2
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
3
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
2
•
1
•
1
•
1
•
2
•
1
•
1
•
2
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
1
•
2
•
1
•
1
•
1
   1
gereklidir, lazımdır :) oyuncu insana değil standart web gezgini, ara sıra oyuncu, film izleyicisi insana da gereklidir. benim önerim 23-25-27'ler düşük, 32 üstü gereksiz (çünkü insan masaya belli bir yakınlıkta oturuyor mutlaka), 32 tam uygun, 2560x1440 (detayları görmekte zorlananlar için pikselleri saymayacağı bir yakınlıkta 1920x1080 veya 2048x1152 çözünürlük) veya genellikle okuma yapılıyorsa dpi yükseltilebilir, önerim kavisli bir monitör olur. 75hz veya üzeri hoş. yok ben oyuncuyum, yok 144hz, 240hz, yok 2-3 tane yan yana alıp araba yarışı oynayacam, pes oynayacam, onu bilmem :) not: bu tarih itibariyle.
serkan / 17 Ekim 2018 Çarşamba, 19.29
.
   1
huydur, birşey yapılamıyor. biri adres verirken "..., a blok, 5'e 12" veya "x sokak, 6'ya 7" diyorsa tüylerim diken diken oluyor. ne kadar arası varsa o kadar rahatsız ediyor. mesela 5'e 12, 6'ya 7'den daha çok rahatsız ediyor. düşük ise keyif veriyor. ne kadar az düşükse o kadar daha çok keyif veriyor. 14'e 13 çok keyifli, 8'e 5 idare eder gibi. bir de bunların sokakları da sayılardan oluşan adresler var ki. 13. sokak, 12'ye 11 çok süper bir birleşim mesela. ama 45. sokak, 6'ya 3 tatsız, ortada veya nötr değil, rahatsızlık da vermiyor ama bir 19-18-17 değil :) bir de bunların hepsi aynı sayıdan oluşanları var ki işte tadından yenmeyecek, nadir bulunabilecek bir birleşim, henüz rastlamadım yalnız 13, 12, 11 fırsatım defalarca oldu (: sonra o sokağın adını 120'li birşey yaptılar :(
serkan / 28 Eylül 2018 Cuma, 18.11
.
   1
instagram'a "sessize al" özelliğinin gelmiş olmasıdır. geleli baya olmuş ama ben "şu özellik neden yok, olmalı ya" diye ararken öğrenmiş bulunuyorum.
serkan / 21 Eylül 2018 Cuma, 22.36
.
   1
okurken yoran bir başlık, yazmasını siz düşünün :) herşeyden önce buna entegre gelen IF'li ELSE'li, mouse'un bulunduğu piksel civarından renk algısı da yapabilen bir makro programı lazım. bunun makrolarını çalıştırabilmek için gereken tuş setinin numpad'in sağında olması lazım. bu alet usb ile eklenebilen birşey de olabilir. çalıştırmak istediğimiz makroyu üzerinden okuyabileceğimiz bir ufak açıklamaları da eklemek faydalı olabilir. veya satranç tahtası gibi, renklenmeyen, A1:H8 aralığı da iş görecektir ama birçok farklı renge girebilen led çok basit bir ürün olup herhangi bir ürüne eklenmesi, fiyatını çok artıran birşey değil. ama üretici ne yapıp edip bunu, aletin fiyatını son kullanıcıda çok artıran bir ürünmüş gibi göstermeyi başarıyor, ayrı konu. şahsen çalıştığım iş alanında kullandığım makrolar şu anda 10'un üzerine çıkmış durumda. bir çok gereksiz, basit iş zamanımı çalıyor. her açtığım yeni durum için aynı 5 yere tıklama yapmam gerekiyor 6-8 dakikada bir mesela. arayüz için kolayca yapılamayacak bazı karakterlerin önündeki karakterleri, farklı karakterlerle değiştirmem gerekiyor. klavyeden numpad'i sadece makrolara ayırdım, iptal oldu. üzerine artık alt'la birlikte rakam kısımlarının dışını da kullanmaya başladım. daha az ama yine de çok kullandığım excel hesaplamaları için artık harflerin üzerindeki rakamları kullanmaya başladım. işte bu yüzden bağımsız 20-30 tuş daha lazım en azından bana. şimdi şu bir ara çıkan, klavyenin sağında solunda fazladan 6-8er tuş olan gereksiz oyuncu klavyeleriyle kimse gelmesin :) gerçek klavyeden bahsediyorum :) ben 25 yıldır shift'i sağ elimle bir karakteri büyük yazacaksam soldaki elimle anında bulmuş, kafaya "en solda" diye yazmış insanım. o el oraya gider, solda daha fazla tuş olması rahatsızlıktan başka birşey vermiyor, denendi, onaylandı. en sağda 8x8 en iyisi.
serkan / 17 Eylül 2018 Pazartesi, 14.36
.
   1
hastane/postane, vergi işleri, araba sorunları, bir takım alım-satım, bayram, seyran, ziyaret, gezi, piknik, tatil, dizi-film-youtube videosu izleme, podcast dinleme, bilgisayarda düzenleme yapma zamanlarına gelmesidir, çalışılmak istenilir ama özellikle önceden randevulu, söz verilmiş şekilde durumlar mevcutsa geri dönülmez. iş, eve dönünce yapılacak şekilde veya sonraki günlere ertelenir. eve dönünce yapılacak şekilde düşünülmüşse o gün olabildiğince geç eve dönülmesi birşeyler tarafından sağlanılır. mesela hastanede rutin kontrol işi vardır. kan verilip gelinecektir. ama o iş uzar. kan verilme aşamasında açlık-tokluk kanı olduğu, hemen birşeyler yenilip daha sonra 12'ye kadar hastane içinde takılınıp 12'de hafif bir atıştırmalık, 2'ye kadar tekrar hastane içinde çeşitli bölümlerde turlayıp insanlar gözlemlendikten sonra geri gelinip son kan da verildikten sonra eve dönülür. vergi işiyse kesin sorun çıkar, öğleden sonraya kalır. öğleden sonra kağıda yapıştırılacak damga pulu, sticker, bandrol vb. her ne ise stoğu bitmiştir, gelmesi beklenir, memur kendiyle birlikte çay söyler, muhabbet eder, gerek yoktur ama sağolsundur. öğleden sonra 3.00 gibi çıkılır. yapılması planlanan iş ise diğer iş arkadaşları tarafından havuzdan toplanmıştır. bu zamanlarda sevilmeyen iş gelmişse zaten diğer durum ön plana alınır.
serkan / 11 Eylül 2018 Salı, 23.22
.
   3
serkan / 11 Eylül 2018 Salı, 23.10
.
   1
hastane/postane, vergi işleri, araba sorunları, bir takım alım-satım, bayram, seyran, ziyaret, gezi, piknik, tatil, dizi-film-youtube videosu izleme, podcast dinleme, bilgisayarda düzenleme yapma vb. için ayrılan günler haricinde, yılın en çok gününün ayrıldığı çalışma günlerine denk gelmesi durumudur ki dadından yenmez, bol bol çalışılır, para kazanılır, yaz günleriyse ayrı memnun olunulur. sevilmeyen işler gelirse yine çalışılır, tatsız çalışılır, odak başka şeylere kayar, toparlanmaya çalışılır.
serkan / 11 Eylül 2018 Salı, 23.10
.
   1
kaç lira kazanıyon? hep mi aynı? o zaman hep çalışsana, ben olsam gece gündüz çalışırdım, niye dışarı çıktın şimdi? bugün benle görüştün ya, şimdi diyelim buraya gelirken yolda kaybettiğin zaman, giderken kaybedeceğin zaman, işte giyindin falan, burda konuştuk falan, şu kadar zaman kaybettin, o zaman şu şu kadar tl kaybetmiş oldun, ehehe verim mi ben bunu sana? ne kadar daha sürer bu iş böyle? bi b planın var mı? niye yok? sürekli ev nasıl? sıkılmıyon mu? sıkmadım di mi? merak ettim de ondan sordum bak sıkılıyosan sormam tamam mı? garip geliyo da ondan. ama sana da ilginç gelmiyo mu? arabayı değiştirmiycen mi? (bu garantili sabit soru, cevabı hep hayır).
serkan / 11 Eylül 2018 Salı, 23.03
.
   4
şu da olabilir: ;)
serkan / 10 Eylül 2018 Pazartesi, 22.27
.
   1
birkaç yıl saygı çerçevesinde, tartışmasız bir şekilde çalıştığımız için kendisine buradan da sevgilerimi gönderiyorum ama ne zaman yalanımı gördüğünü bilmiyorum ki gerçekten o sınava hazırlanmak için işten çıkmam gerektiğine inanmadığını anlayamadım :) aylar sonra karşılaştığımızda da yeni işimden memnun olup olmadığımı sormuştun, halbuki ben sınav sonucunu beklerken gezme tozma durumlarındaydım. ama bir süre birlikte de çalışmış olduğumuz diğer firma patronlarının inanmamış olmasını anlarım, onlarla ilişkim farklıydı. umarım sonradan inanmışsındır.
serkan / 3 Eylül 2018 Pazartesi, 14.03
.